50li yıllar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
50li yıllar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

50’li yılların giyim anlayışı geri geliyor

50’li yılların giyim anlayışı geri geliyor

Sam Mendes ile üçüncü kez işbirliği yapan kostüm tasarımcısı Albert Worksy, “Revolutionary Road”un giysi düzenlemelerini yaparken karakterler üzerinde odaklandığını belirterek şunları söylüyor:

“New York iş dünyası ile 50’li yılların lüks banliyölerindeki ortamı oluştururken giysilerin ön plana çıkması kaçınılmazdı. Bu konu aynı zamanda karakterlerin bulunduğu zaman ve mekana göre de değişkenlik gösterdi. Aslında o dönemi bir fantezi gibi sunabilirdik ama biz gerçekçi olmasına karar verdik.”

Leonardo DiCaprio’nun oynadığı Frank Wheeler karakterinin giyim tarzını belirlerken ev ve iş hayatı arasında farklılığa gittiğini söyleyen Albert Wolksy, “Frank Wheeler evde genellikle tişörtlere dayalı rahat bir giyim tarzı sergiler. Buna karşılık Knox binasındaki ofisinde o dönemen çalışma etiğine uygun olarak resmi görünümlü takım elbise giyer, kravat ve şapka takar. Leonardo DiCaprio’ya daha önce hiç görmediğimiz kıyafetleri giydirmek çok ilginç oldu.”

Oscar adayı saç ve makyaj tasarımcısı Alan D’Angerio ile işbirliği yapan Wolksy, April Wheeler’in içinde bulunduğu çelişkileri yansıtacak saç ve makyaj stillerine ağırlık verdi. Bu konudaki yaklaşımını şu sözlerle özetliyor: “April karakterinin dünyaya bakış açısını baz alınca ‘rastlantısal zarafet’ diyebileciğimiz bir tarzı ön plana çıkardık. Klasik sarışın bomba stilinin April için uygun olmayacağını düşündük. Oturup saatlerce saçını başını düzeltecek ve makyaj yapacak bir kadın değildi. Anlık olarak uyguladığı küçük makyaj hileleriyle zarif görünümünü sağlıyordu.”

Richard Yates’in kitabındaki dünyayı daha da kapsamlı şekilde sunmak isteyen Sam Mendes, kurgu editörü Tariq Anwar ve besteci Thomas Newman ile işbirliği yaptı. Yönetmen daha önce Oscar ödülünü kucakladığı “American Beauty”de her ikisiyle de birlikte çalışmıştı.

“Revolutionary Road”un Tasarımları

Karakterleri Detaylar Aracılığıyla Vermek: “Revolutionary Road”un Tasarımları

Oyuncu kadrosunun belirlenmesinin ardından sıra filmin teknik görünümüne geldi. Sam Mendes’in bu konudaki isteği, karakterlerin evlilikle ilgili çelişkileri üzerinde odaklanırken Richard Yates’in kitabında detaymlandırdığı 1955 yılının konformist Amerika’sının portresini çizmekti. Buradaki ana fikir, farklılık duygusu uyandıran bir ortam yaratırken aynı zamanda sanki bir adım ötedeymiş havası sağlamaktı. Bunu da iyi döşenmiş ama klostrofobi duygusu veren evler, lüks ofis binalarıyla dolu ruhsuz bir şehir, komşularla martini içerek geçirilen rahatsız akşamlar gibi detaylarla oluşturacaktı.

Sam Mendes bu konudaki yaklaşımını şu sözlerle açıklıyor: “Yarattığımız dünyaya insanların ‘oooh’, ‘aaah’ demesini istemedim. Benim amacım herhangi bir vurgulama yapmadan o döneme sadece bir pencere açmaktan ibaretti. Frank ile April’in açıkça kaybolup gittiği gerçekçi bir çevre yaratmaya önem verdim. Frank karakterinin şehrin ortasında yalnız, çok yalnız olduğu duygusunu vurgulamak istedim. Eşzamanlı olarak da April’in kent dışındaki evde yalnızlığını vurguladım. Film boyunca görsel bir karşıtlık olduğunu hissedeceksiniz. Frank insan kalabalıkları arasında yalnızken April de kent dışındaki evde yalnızdır. Bu vurgulamalar, öykünün ana temasının ortaya çıkmasına yardımcı oldu.”

Sam Mendes amacına varmak için birbirinden yetenekli kamera arkası ekipleriyle işbirliği yaptı. Filmin görüntü yönetmenliğini 7 kez Oscar adayı görüntü yönetmeni Roger Deakins’e verirken, prodüksiyon tasarımlarını Oscar adayı prodüksiyon tasarımcısı Kristi Zea’ya emanet etti. Kostüm tasarımlarını ise, 2 defa Oscar kazanan, 6 defa da adaylık alan Albert Wolksy üstlendi.
Görüntü yönetmeni Roger Deakins’in uyguladığı ana strateji, setteki aktörler arasında gelişen derin yakınlığın sergilenmesine yol açacak tarzda minimal stil oldu. Bunu da çok fazla ışıklandırmaya yer vermeden hayata geçirdi.

Deakins’in en zor anlarda bile lirizm getirmesinden memnun olduğunu belirten Sam Mendes, görüntü yönetmeninin çalışmasını, “Büyük görüntü yönetmenlerinden birisi olan Rager Deakins’i izlemek bazen zordur. Kocaman bir kamerayla küçücük bir mutfağa dalmaktan çekinmez. Ancak iç mekanların verdiği klostrofobi duygusunu yakalamakta üstüne yoktur. Deakins’in bu yaklaşımını Wheeler çiftinin yaşadığı evden Knox binasına kadar her yerde görebiliriz” sözleriyle özetliyor.

Roger Deakins’in yaptığı görüntüleme çalışmasının bir başka sonucu da, prodüksiyon tasarımcısı Kristi Zea’nın tasarım çalışmaları üzerinde sinerjik etki bırakması oldu. Bugüne kadar aralarında “Goodfellas” adlı filmdeki arka sokak ve “The Silence of the Lambs” adlı filmdeki Hannibal Lecter’ın kapatıldığı yüksek güvenlikli hücre gibi gibi unutulmaz setler kuran Kristi Zea, Roger Deakins’le ortak çalışmasından fazlasıyla memnun kaldı.

Başlangıçtan itibaren Sam Mendes ile yakın işbirliği halinde çalıştıklarını söyleyen Kristi Zea, “Filmin görsel altyapısını yaratmak için 1950’li yıllara ait fotoğraflara baktık. Sam görsel akış konusunda olağanüstü yapıcı bir yönetmendi. Önüne bir resim koyduğumda düşüncesini hemen söylüyordu ki, benim istediğim tam olarak böyle bir çalışmaydı” diyor.

“Revolutionary Road”un çekimleri, Yates’in kitabında sözü edilen Connecticut eyaletindeki lüks banliyö semtlerinde gerçekleştirildi. Darien bölgesinde yapılan geniş çaplı araştırmada iki tane ev bulundu. Arka arkaya konuşlanmış olan bu evler, Wheeler ve Campbell çiftlerinin yaşadığı evler için uygun görünüme sahipti. Her ikisi de 50’li yılların mimari yapısına göre inşa edilmişti. Ancak prodüksiyon standartlarına göre epeyce zayıf kaldıkları için bu evlerde bazı set düzenlemeleri yapıldı.

Kristi Zea her iki evi de iyice elden geçirerek Wheeler ve Campbell çiftleri için bazı kişisel detaylar ekleme yoluna gitti. Mutfak dolaplarından duvar kağıtlarına ve pencere perdelerine kadar her alanda yapılan bu düzenlemelerde en ince detaylara bile özen gösterildi.

Oyuncu performansı ile tasarımın ağ gibi birbirine sarıldığına dikkat çeken Kristi Zea, uyguladığı tasarım anlayışını şu sözlerle açıklıyor: “Özellikle Wheeler çiftinin evini düzenlerken Frank ile April’in ruhsal durumunun aynası olsun istedim. Filmin başlangıcında huzurlu bir görünüm vardır. Bu nedenle nötral bir palet olduğunu görürüz. Ancak sonradan ilişkideki çözülmeyi fark edersiniz. O andan itibaren evde bir ihmal edilmişlik duygsu vardır ki, April’in ruhsal durumunu yansıtır. Campbell çiftinin evi ise tam bir kontrast oluşturur. Evin her tarafı rengarenktir, küçük biblolar ve bira bira bardakları gibi ıvır vızırla doludur. Wheeler çiftinin eviyle gerçek anlamda tezat oluşturur.”

Filmdeki ev, apartman ve ofis tasarımlarında devreye giren dekor uzmanı Tommy Allen, 50’li yıllardan kalmış vintaj ürünlere ulaşmak için ülkeyi baştanbaşa dolaştı. O yıllara özgü çim biçme makineleri, otantik ruj kutusu gibi malzemeleri topladı. Ayrıca vintaj otomobillere de yer verildi. Bunlar arasında Frank Wheeler’ın 1954 model Buick arabasıyla Shep’in kamyoneti başı çekiyordu. Ayrıca tren müzesinden o döneme ait trenler alınarak istasyona getirildi.